Klinik Adli Tıp

Asfiksi Nedir?

Asfiksi Nedir?

Asfiksi yaygın kullanımda oksijen eksikliği olarak tanımlanmaktadır. Solunumun temel amacı , atmosferdeki oksijeni periferik doku hücrelerine taşımaktır. Oksijen Transferini etkileyen herhangi bir olay asfiksiye neden olabilmektedir ancak bununla beraber hipoksi ve anoksi gibi terimler daha kesinlik belirtmektedir. Vücut dokularına gelen oksijenin azalmasıyla hipoksi meydana gelmektedir. Vücut dokularına gelen oksijen tamamıyla kesilirse, o zaman anoksi oluşmaktadır. Anoksi terimi aynı zamanda vücut dokularına gelen oksijenin fizyolojik düzeyin altına düştüğü durumlarda kullanılan bir sözcük olup, daha çok bu anlamıyla kullanılmaktadır.

Adli Tıptaki kullanımında ise Asfiksi , havasızlık olguları ve buna bağlı ölümler olarak tanımlanmaktadır. Asfiksileri incelediğimizde 3 temel faktörün rol oynadığı görülmektedir. Bunlar;

  1. Ortam Havası

  2. Havayı Almaya Yarayan Vücuttaki Sistemler,

  3. Havadaki Oksijenin Dokular Tarafından Kullanılmasıdır.

İnsan vücudundaki tüm sistemler sağlıklı çalışırken ve hiçbir dış etkiyle havayolunun kapanması söz konusu değilken bile , eğer solunulan havadaki oksijen miktarında çeşitli etkenlere bağlı olarak azalma söz konusuysa o zaman asfiksi ortaya çıkabilmektedir. Burada hava kirliliği ya da başka bir kaynaktan çıkan oksijenin yerini alabilecek gazların bulunması gibi etkenler rol oynamaktadır.

İkinci Aşama solunulan dış hava yeterli oksijen içermesine karşın havanın vücuda girmesini sağlayan dış solunum yollarında bir tıkanıklık olması durumudur. Ağız ve burnun kapatılması veya kapanması sonucu dış havanın solunum yollarına girmesi engelleneceğinden, havasızlığa bağlı ölümler yani asfiksi ortaya çııkmaktadır.

Yeterli oksijen içeren ortamda ağız ve burun yani dış solunum yollarından solunulan hava trakea ve solunum yollarından akciğerlere iletilir. Asfiksi bu solunum yollarının çeşitli düzeylerinde tıkanıklığın görüldüğü durumlarda ortaya çıkmaktadır.Bir yabancı cismin bu bölgede oluşturduğu tıkama-tıkanma, elle veya bağla boğmayla oluşturan hava yollarında hava geçişinin engellenmesi de bunda rol oynamaktadır.

Dördüncü aşama ise oksijenin bulunduğu ortamda gerek solunumla gerekse akciğerlere bu solunulan havanın ulaşımı ile problem olmamasına karşın, akciğerlerde görülebilecek problemler havanın O2-CO2 değişimini yapmaya ve gerekli oksijenin dokulara taşınabilmesi işlevinde aksamalara neden olmaktadırlar. Burada göğüs kafesinin basıncında etkilenmelere yol açan travmatik asfiksi olarak isimlendirilen olguları da saymak gerekir.

Travmatik asfiksilerde kalabalık ortamlarda aniden paniğe bağlı ortaya çıkan olaylarda kişilerin ezilmesi ve göğüse yoğun bası olması söz konusudur. Bu durumda göğüsteki hava alışverişinde rol oynayan basınç değişikliği oluşacağından asfiksi ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda göğüsteki hava alışverişinde rol oynayan basınç değişikliği oluşacağından asfiksi ortaya çıkabilmektedir.

Son olarak da tüm dış ortam, hava yolları ve akciğerlerde problem olmamasına rağmen taşınan oksijenin dokulara geçişinde problemler olabilir. O zaman dokular kendilerine gerekli oksijeni alamadıkları için asfiksi ortaya çıkmaktadır.

Bütün bu sistemlerdeki problemler sonucu asfiksi ortaya çıkabilmektedir. Adli Tıp mekanik olarak dışarıdan etki sonucu meydana gelen, zorlamalı olgulardaki asfiksiyi incelemekte, patolojik olarak oluşanlardan ziyade mekanik asfiksiler temel konusunu oluşturmaktadır. Asfiksiye bağlı ölüm olgularında her olaya özgü bulgular olduğu gibi bazı ortak olgular da söz konusudur.

Asfiksileri ayrıca etyolojilerine, yani meydana geliş şekline göre de sınıflamak gerekir. Burada asfiksinin meydana geldiği olaya göre olgular sınıflandırılır. Buna göre;

  • Yetersiz Oksijen İçeren Havayı Soluma

  • Ağız ve Burun Tıkanması ile Gelişen Asfiksiler

  • Naylon Torba ile Boğulmalar

  • Yabancı Cisim Aspirasyonuna Bağlı Asfiksiler

  • Travmatik Asfiksi

  • Asılar

  • Bağ ile Boğmalar

  • Elle Boğma

  • Karbonmonoksit Zehirlenmeleri

  • Suda Boğulmalar

Klinik Adli Tıp Nedir?

Adli Tıp, Adli Soruşturma ve Yargılama sürecinde insan vücudu ve insanla ilgili davranışların yarattığı teknik sonuçlar hakkında mahkemelerin doğru ve detaylı bilgilenmesini sağlayarak uyuşmazlığı çözebilmesi için bilirkişilik yapan bilimdir.

Son yıllarda tüm bilim ve uygulama alanlarına adli boyutun da eklendiği görülmektedir. Buna ek olarak insan davranışlarını analiz eden psikoloji ve psikolojiyle ilişkili çalışma alanları da son yıllarda ön plana çıkmaktadır. Kriminalistik başlığı altında değerlendirilen delil bulunması, toplanması ve delillerin analizi çalışmaları ile tüm bu çalışma alanlarının ” Adli Bilimler” şemsiyesi altında toplandığı görülmektedir.

Adli Tıp diğer tıp bilim dallarından farklı yapıya ve içeriğe sahip bir dal olarak dikkati çekmektedir. Çünkü hukuk, kriminoloji , sosyolojinin yanı sıra genetik, biyoloji, biyokimya ve patoloji dallarını da kapsayan multidisipliner bir içeriğe sahiptir.

Hukukblogu tarafından kaleme alınan Mehir Senedi Örneği adlı makalemize de göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir