Site icon HukukBlogu

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nedir? 2023

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nedir?

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nedir?

Veraset İlamı Nedir? (Mirasçılık Belgesi)

Veraset ilamı (Mirasçılık Belgesi) murisin vefatından sonra mirasçılar tarafından alınması gereken bir belgedir. Veraset ilamı halk arasında mirasçılık belgesi olarak da anılmaktadır. Veraset kelime anlamı olarak mirasta hak sahibi olma; ilam ise bir davanın mahkemece nasıl hükme bağlandığını gösteren resmi belge anlamına gelmektedir. Veraset ilamı nedir sorusunu yanıtlayabilmek için miras hukukunun temel mantığını anlamamız gerekir.

Miras bırakanın vefatı ile murisin terekesinde bulunan tüm mal ve haklar miras bırakanın mirasçılarına kendiliğinden geçer. Mirasçılar bununla birlikte miras bırakanın mal ve haklarının kendilerine geçtiğini resmi makamlar nezdinde ispatlayabilmek için resmi nitelik taşıyan bir belgeye ihtiyaç duyarlar. Mirasçılık durumunun ispatına yarayan bu belge veraset ilamı ya da halk dilinde mirasçılık belgesidir. Mirasçılar mirasta hak sahibi olduğunu göstermek amacıyla veraset ilamı veya mirasçılık belgesini temin etmelidir.

Veraset ilamı hukuki durum tespiti yapması bakımından oldukça önemli bir belge niteliğine sahip olmasına rağmen Türk Medeni Kanunu’nda yalnızca tek bir maddede yer almaktadır. TMK Md. 598’de Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) şöyle anılmaktadır:

Madde 598-Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

 Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.”


Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nereden Alınır?

Veraset ilamı; mirasta hak sahiplerinin mirasçılıklarını ispat edebilmek için Türk Medeni Kanunu Madde 598’de belirtildiği üzere Sulh Hukuk Mahkemeleri ya da Noterlerden mirasçılık sıfatlarını ve hisselerini gösteren mirasçılık belgesi temin edilebilir.


Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nasıl Alınır?

Mirasta hak sahibi olan kimselerin yetkili makamlardan veraset ilamı (mirasçılık belgesi) talep edebilmeleri belirli koşullara bağlıdır:

Veraset ilamını temin etmek isteyen kimse yukarıdaki şartları sağladıktan sonra bir avukat yardımıyla veraset ilamını temin etmek için başvuruda bulunmalıdır. Yukarıda sayılan koşulları taşıyıp taşımadığınızı avukatınıza danışabilirsiniz.


Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Neden Alınmalıdır?


Veraset İlamını (Mirasçılık Belgesi) Kimler Talep Edebilir?

Veraset ilamını (mirasçılık belgesi) talep edebilecek kimseler yasal düzenlemelerle belirlenmiştir.Yasal düzenlemeler doğrultusunda veraset ilamını ya da mirasçılık belgesini şu kimselerin temin edebileceğini söyleyebiliriz:


Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Vermeye Yetkili Merciiler

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) resmi anlamda bir mirasçılık tespiti içerdiğinden bu tür bir belge resmi merciilerden talep edilebilir. Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) vermeye yetkili kurum ve makamlar şunlardır:

Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi gereğince kadastro ile ilgili uyuşmazlıklarda kadastro mahkemeleri de veraset ilamı (mirasçılık belgesi) verilmeye yetkili kılınmıştır. Kadastro davalarında mirasçılarla ilgili bir uyuşmazlık söz konusu olursa kadastro mahkemesi veraset ilamı (mirasçılık belgesi) düzenleyebilir.


Veraset İlamı Sulh Hukuk Mahkemesinden Nasıl Alınır?

Veraset ilamı verilmesi hususu çekişmesiz yargı işlerinden biri olduğundan, aksine bir düzenleme olmadığı taktirde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Veraset İlamının düzenlenmesinde Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğu TMK Madde 598’de açıkça düzenlenmiştir. Veraset İlamı Sulh Hukuk Mahkemeleri ile ilgili hangi özellikleri arz eder?

Veraset ilamı’nın talep edilebilmesi için bir talep dilekçesi ile Sulh Hukuk Mahkemeleri’ne başvurulması gerekir. Bu veraset ilamı (mirasçılık belgesi) talep dilekçesinde mirasçının mahkemeye sunması gereken bazı bilgiler mevcut olmalıdır. Veraset İlamı Talep Dilekçesinde Yer Alması gereken şunlardır:

Veraset ilamı düzenlenmesi işi kural olarak çekişmesiz yani itiraz içermeyen bir yargı işidir. Çekişmesiz işlerde aynı zamanda kural olarak Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir ve davaların iki taraflı olarak açılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Veraset ilamı talebinde duruşma yapılma zorunluluğu yoktur. Hakim gerekli görürse ilgilileri duruşmaya davet eder. Mahkeme Veraset İlamı talebinde bulunan kimselerin beyanları ile yetinmeyerek re’sen araştırma yapmak zorundadır. Sulh Hukuk Mahkemeleri yapılan Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Başvurusu ile nüfus kayıtları sunulmamışsa Sulh Hukuk Mahkemesi’nce nüfus kayıtları elektronik ortamdan ya da bu mümkün değilse ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden getirtebilir. Nüfus kaydının bulunamaması durumunda ise mirasçılık her türlü delille ispatlanmaya elverişlidir.


Veraset İlamının Sulh Hukuk Mahkemesinden Alınması Yargıtay Kararı

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 23 Ekim 2015 tarihli kararında, Veraset İlamı alınması hususunda mirasçılık durumunun tespitinin; nüfus sicilinde bir kayıt mevcut değilse ya da nüfus sicilinde görülen kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delile başvurularak ispat edilebileceği hükme bağlanmıştır.

YARGITAY 14. HD., 23.10.2015, E. 2015/2759, K. 2015/9473, “…Gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ve gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ve 7. maddeleri hükümlerinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin iddiasını, bir başka deyişle hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, resmi sicil ve senetlerin belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturacağı, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatının kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmadığı açıklanmış, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 29, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 30. maddelerinde ise doğum ve ölümün, öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir. Bu hükümler dikkate alındığında mirasçılık belgesi vermekle yükümlü sulh hukuk mahkemelerinin murisin ölüm tarihini, ölüm tarihi itibariyle kimi veya kimleri mirasçı bıraktığını, bunlara mirastan ne oranda pay verileceğini öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlara göre belirlemesi gerekir. Somut olaya gelince; Muris Zülüf Özdemir‟in dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarına göre mirasçıları ve miras payları belirlenerek murise ait mirasçılık belgesi verilmiş ise de mahkemece murisin mirasçılarının belirlenmesinde hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Kararın gerekçesinde muris Zülüf Özdemir‟in 23.04.1959 yılında vefat etmesi ile mirasçı olarak bıraktığı kızı Mecbure Özdemir‟in (Akalın) 24.09.2005 tarihinde dul ve çocuksuz olarak vefat ettiği belirtilmiştir. Oysa ki dosya kapsamında bulunan ve temyiz isteminde bulunan İsmail Altın‟ın dosya ibraz ettiği Bala Nüfus Müdürlüğünün 12.08.2014 tarihli nüfus kaydının düşünceler hanesinde “Mecbure Özdemir‟in aynı mahalle Hane: 109 BSN: 7‟de kayıtlı İsmail ve BSN 8‟de kayıtlı Cemile isimli çocukları kayıtlıdır.” ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeye göre murisin kızı Mecbure Özdemir‟in çocuksuz vefat etmediği anlaşılmasına rağmen, Mecbure Özdemir‟in çocukları İsmail ve Cemile‟nin verilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmemesi ve miras payı verilmemesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.” (14. HD 09.11.2015, 2809/10021); “Türk Medeni Kanununun 496. maddesi gereğince altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Muris Ali Şahin‟in bekâr ve çocuksuz olarak ölümüyle mirasının ana babasına intikal ettiği, ana babanın ölümüyle de mirasının altsoyu olan davacı ve diğer mirasçılarına intikal edeceğine göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararı vardır. Halefiyet esasına göre davacının murisin babasının Hore‟den olma çocuğu olduğu, buna göre payların hesaplanması, mirasçı olduğu anlaşılması hâlinde mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir…”

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 22 Haziran 2015 Tarihli Kararında ise Veraset İlamı’nın (Mirasçılık Belgesi) en baştan hasımlı olarak talep edilebileceği, hukuki yararın mevcut olması koşuluyla mirasçılar arasında uyuşmazlık çıkaran kimseler hasım gösterilerek çekişmeli yargı işi olarak da Sulh Hukuk Mahkemelerinden talepte bulunmamın mümkün olduğu hususu hükme bağlanmıştır.

YARGITAY 14. HD., 22.06.2015, E. 2015/ 2197, K. 2015/ 6962, “…Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların kural olarak hasımsız olarak açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekmekte ise de hukuki yarar bulunması şartı ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır.”

Veraset İlamının (Mirasçılık Belgesi) düzenlenmesi çekişmeli yargı işi olarak Sulh Hukuk Mahkemeleri’nde karara bağlanmışsa artık mahkemece verilen bu Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) ilam niteliği kazanmaktadır. Tüm ilgililer bakımından kesin hüküm teşkil edecektir yani artık böyle bir belgeye ilgililerin itiraz etmesi mümkün değildir. Böyle bir durumda ilgili mirasçıların Veraset İlamını (Mirasçılık Belgesi) iptal etmek üzere yalnızca tek bir seçeneği mevcuttur; bu seçenek ise şartların gerçekleşmesi halinde Yargılamanın Yenilenmesi yoluyla kesin hüküm niteliği taşıyan veraset ilamının (mirasçılık belgesi) iptal edilmesidir.

Exit mobile version